VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Fethiye Net TV  - fethiyenettv.com

@ Haber Tarihi : 30 Temmuz 2019 18:48:34

0 Yorum

Gürün “Körfezdeki kirlilik bizden kaynaklanmıyor”

Fethiye Körfezi’nde denizin renginin sarı ve yeşile dönmesinde, Arıtma Tesisinin hedef tahtasına oturtulmasının ardından açıklama yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Fethiye körfezindeki deniz kirliliğini Atık Su Arı

Fethiye Körfezi'nde denizin renginin sarı ve yeşile dönmesinde, Arıtma Tesisinin hedef tahtasına oturtulmasının ardından açıklama yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Fethiye körfezindeki deniz kirliliğini Atık Su Arıtma Tesisine bağlamanın yanlış olduğunu ifade ederek “Son günlerde denizde yaşanan alg patlamasının birçok nedeni bulunmaktadır. Tesisimizin çıkış suyu parametreleri Bakanlığın belirlediği sınır değerlerinin altında olup, körfezdeki kirlilik Atık Su Arıtma Tesisinden kaynaklanmıyor” dedi.

Paylaşılan bilgi notunda, deniz araçları ve bazı bölgelerde kanalizasyona bağlanmayan otellerin atık sularını nasıl bertaraf ettiklerinin bilinmediği bilgisine yer verildi

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün Atık Su Arıtma Tesisi ziyaretine Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, CHP Fethiye İlçe Başkanı Ali Özgür Kullukçu, Belediye Meclis Üyeleri ve  Büyükşehir Daire Başkanları katıldı.

Fethiye Belediyesi tarafından kfw kredisiyle 2003 yılında yapılan Fethiye Atık Su Arıtma Tesisi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, “Tesis; karbon, azot ve fosforun giderildiği ileri biyolojik atık su arıtma tesisi olarak projelendirilmiştir. Tesise gelen atık sular önce fiziksel olarak kaba malzemelerden ayrıştırılmakta, daha sonra mikroorganizmalar tarafından biyolojik faaliyetler sonucu organik kirlilik giderilmektedir. Arıtılmış su dezenfeksiyon için Ultraviyole ünitelerinden geçirilmekte ve Murt Deresi’ne deşarj edilmektedir. Tesis kurulduğu yıldan kurumumuza devrolana kadar Fethiye Belediyesi tarafından özel bir işletmeci firmaya işlettirilmiştir. Tesisin kurumumuza devrolmasından sonra özel şirketin sözleşmesinin bitimiyle beraber özel şirket giderlerinin yüksek olmasından dolayı tesisin işletme sorumluluğunu kurumumuz devralmıştır. Tesis, 01.08.2014 tarihinden itibaren Kurumumuz personeli tarafından işletilmektedir. Tesisi devraldığımız günden bugüne kadar gelen atık suyun tamamı SU KİRLİLİĞİ KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ’nde belirtilen deşarj standartlarına uygun olarak arıtılmış ve arıtma faaliyetleri çevre mevzuatlarına uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Arıtılmış su dezenfeksiyon için UV ünitelerinden geçirilmekte ve Murt Deresi’ne deşarj edilmektedir. Atıksu Arıtma Tesisi çıkış suyundan, işletme laboratuvarında analiz edilmek üzere her gün, tarafsız Akredite Laboratuvar tarafından ayda 2 defa, Özel Çevre Koruma Kurumunun belirlediği Akredite Laboratuvar tarafından ise yılda 12 defa numune alınarak analiz edilmekte, arıtılan suyun Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde belirtilen sınır değerlere uygun deşarj edilip edilmediği tarafsız kurum ve kuruluşlarca denetlenmektedir.

Gürün, “Tesis Bakanlık tarafından denetlenmektedir”

Atık Su Arıtma Tesisinin çıkış suyu değerlerinde şimdiye kadar herhangi bir sorun yaşanmadığını belirten Osman Gürün, “Ayrıca tesis çıkışındaki suyun kalitesini Bakanlığın ilgili mercilerince sürekli takip edilmesini sağlayan SÜREKLİ ATIKSU İZLEME SİSTEMİ (SAİS) bulunmaktadır. Deşarj edilen su anlık olarak analiz edilmekte ve kayıt altına alınmaktadır. Deşarj edilen arıtılmış su, online uzaktan izleme sistemi ile Bakanlık tarafından kesintisiz olarak takip edilmekte ve denetlenmektedir. Deşarj edilen su kalitesinin SKKY sınır değerlerini aşması durumunda ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilerince cezai işlem uygulanmaktadır. Bugüne kadar deşarj standartlarında herhangi bir olumsuzluk yaşanmamış, cezai işlem uygulanmamıştır. Son günlerde denizde yaşanan alg patlamasının birçok nedeni bulunmaktadır. Tesisimizin çıkış suyu parametreleri Bakanlığın belirlediği sınır değerlerinin altında olup, denizdeki kirlilik sebeplerini Arıtma Tesisimize bağlamak son derece yanlıştır. Denizde tur yapan teknelerin atıklarını doğrudan denize boşalttıkları sürekli olarak tarafımıza iletilmekte olsa da, tekneleri denetleme yetkisi Sahil Güvenlik Komutanlığı’nda bulunmaktadır” dedi

Gürün, “Tesis kapasitesi 50.000 m3/gün olarak artırılacak”
Tesis kapasitesinin artırılacağını ifade eden Gürün, “Ayrıca Şövalye Adasında herhangi bir arıtma sistemi bulunmamakta olup, atıklarını nasıl bertaraf ettikleri bilinmemektedir. İlçemizde Arıtma Tesisine bağlı olmayan birçok otel, işyeri ve tatil köyü bulunmakta olup, atıklarını ne kadar düzenli arıttıkları ve arıtma çamurlarını nasıl bertaraf ettikleri belli değildir. Bunları denetim yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı İl Çevre Müdürlüğü’ndedir. Ayrıca endüstriyel nitelikli atık su üreten (yoğurt, peynir üretimi yapan tesisler, süt işleme tesisleri ve benzer nitelikteki) tesislerin denetim yetkisi de İl Çevre Müdürlüğü’ndedir. Kanallar ile birlikte birçok atığın denizimize sürüklendiği ve kirliliğe sebep olduğu gözlemlenmiş olup, gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Ancak bu kanallarımız DSİ’ye bağlıdır. Arıtma tesisine bağlı olmayan veya arıtma tesisi bulunmayan yerleşim yerlerinde bulunan sızdırmalı fosseptikler de kirliliğe sebep olmaktadır. Gündeme gelen bazı haberlerde Atık Su Arıtma Tesisimizde kullanılan elektriğin arıtma için kullanılmadığı, başka amaçlarla kullanıldığı yazılmıştır. Böyle bir şey mümkün olmamakla birlikte, Fethiye Atıksu Arıtma Tesisinde 2018 yılında kullanılan ortalama elektrik tüketimi 3,386,125 Kwh (Tesis) ve 3,038,919 Kwh (6 adet terfi merkezi) olup, sayaçlarımız her yıl düzenli olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Aydem tarafından denetlenmektedir. Nüfusun artışı ve kanalizasyon ihtiyacının artması nedenleriyle yapılacak yeni kanalizasyon hatlarının sisteme dahil edilmesi planlanmaktadır. (Hisarönü-Ovacık, Karaçulha ve diğer kanalizasyonu olmayan bölgeler için). Bu nedenle tesis kapasitesinin 2. etap olarak projeleri hazırlanmış olup gerekli izinleri alınmış ve Dünya Bankası kredisi kapsamında İller Bankasına onay için sunulmuştur. Bu proje kapsamında tesis kapasitesi 50.000 m3/gün olarak artırılacak ve aynı zamanda tesis giriş ünitesine ek koku giderim sistemleri yapılacak, ultraviyole ünitesinin kapasitesi arttırılacak, çıkış yapısına filtrasyon üniteleri yapılarak tesis çıkış suyunun kalitesi sulama suyu kalitesine ulaştırılacaktır. Aynı zamanda Dünya Bankası tesis revizyonları kapsamında mekanik ekipmanların güncel ve enerji verimliliği yüksek ekipmanlarla değiştirilecektir. Yine Dünya Bankası 2. etap kredi anlaşması kapsamında Fethiye kanalizasyon hatları da rehabilite edilecektir” dedi.

Başkan Gürün gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Başkan Gürün, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü; “Çökertme havuzları ilavesiyle havuzları 50 bin m³’lük suyu arıtacak seviyeye getireceğiz. Başlangıçtaki kurgulama da böyleydi. Ancak şu anda yetersiz gelen bu tesisin arıtamayacağı bir sistem gelişmektedir. 50 m³’e çıkardığımızda yeni yerleri de bağlayabiliyoruz. İhale içine bunu da koyduk. Önümüzdeki 1 ay içinde ihale yapıldığını sizlere bildireceğiz. Tesisin şu anda Fethiye körfezine herhangi bir olumsuz etkisi yoktur.  25 milyon liralık ek bir ödenek koyarak kapasitesinin artması sağlanacak. Bunun için de DSİ’ye ayrıca teşekkür ederim. Bazı belediyelerin elektrikten tasarruf etmek için arıtma tesisi çalıştırmadıkları ile ilgili tespitler oldu. Bu tesis elektrikten %50 teşvik alıyor. Bizim kullandığımız elektrik miktarı bellidir. Biz hiçbir zaman elektriği keserek bu tesisten arıtılmamış malzemeyi körfeze vermedik. Biz Türkiye’de arıtmalarla ilgili en fazla elektrik ücreti ödeyen bir kurumuz. 26 tane tesisimiz var. Hiçbirinde tasarruf yapalım diye arıtılmamış atığı denize vermiyoruz. Maddi imkansızlıktan dolayı, İl Özel İdare’nin yeteri kadar ödeneği olmadığı için, özellikle köy alanlarında su ile ilgili, depolarla ilgili ve yeni su isale hatlarıyla ilgili radikal bir çözüme ulaşılmamıştır. Şimdi biz bu eksiklikleri gidermekle yükümlüyüz. Bunun 5 milyarın 900 milyonu temin edilmiş durumdadır. Önümüzdeki günlerde Dünya Bankası ve diğer finans kuruluşlarıyla da temaslarımız devam edecek.   Bu yatırım bütün köy, belde ve ilçelerdeki su, kanalizasyon ve arıtma ile ilgilidir. Bunları da yapmak durumundayız. Muğla’yı gelecek yıllara çağdaş bir kent olarak taşımak mecburiyetindeyiz. Bu konu ile ilgili yazılan yazılar, görüşler biraz önce size anlattığım gerçekler çerçevesinde değerlendirilmelidir. Alg patlamasının çeşitli nedenleri var. Bilim adamı arkadaşlarımız bununla ilgili çalışmalarına devam ediyor. Bunun içinde hangi faktörün hangi bölgeye göre farklı ve etkili olduğunu bilim adamları araştırıyor”

Kaçak Fazla

Büyükşehir’den paylaşılan bilgi notunda ise şu enteresan bilgilere yer verildi; Son günlerde Denizde yaşanan alg patlamasının birçok nedeni bulunmaktadır. Tesisimizin çıkış suyu parametreleri Bakanlığın belirlediği sınır değerlerinin altında olup, denizdeki kirlilik sebeplerini Arıtma Tesisimize bağlamak son derece yanlıştır. Denizde tur yapan teknelerin atıklarının doğrudan denize boşaltıldığı sürekli olarak tarafımıza iletilmekte olup, tekneleri denetleme yetkisi Sahil Güvenlik Komutanlığında bulunmaktadır. Ayrıca Şövalye Adasında herhangi bir arıtma sistemi bulunmamakta olup, atıklarını nasıl bertaraf ettikleri bilinmemektedir. İlçemizde Arıtma Tesisine bağlı olmayan birçok Otel, İşyeri ve Tatil Köyü bulunmakta olup, atıklarını ne kadar düzenli arıttıkları ve arıtma çamurlarını nasıl bertaraf ettikleri bilinmemektedir.

Denetim yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı İl Çevre Müdürlüğü’ndedir. Ayrıca Endüstriyel nitelikli atıksu üreten (Yoğurt, peynir üretimi yapan tesisler, süt işleme tesisleri ve benzer nitelikteki) tesislerin denetim yetkisi de İl Çevre Müdürlüğü’ndedir. Kanallar ile birlikte birçok atığın denizimize sürüklendiği ve kirliliğe sebep olduğu gözlemlenmiş olup, gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu kanallarımız DSİ’ye bağlıdır. Arıtma tesisine bağlı olmayan veya arıtma tesisi bulunmayan yerleşim yerlerinde bulunan sızdırmalı fosseptikler de kirliliğe sebep olmaktadır.

Gündeme gelen haberlerde Atıksu Arıtma Tesisimizde kullanılan elektriğin Arıtma için kullanılmadığı, başka amaçlarla kullanıldığı yazılmıştır. Böyle bir şey mümkün olmamakla birlikte, Fethiye Atıksu Arıtma Tesisinde 2018 yılında kullanılan ortalama elektrik tüketimi 3,386,125 Kwh (Tesis) ve 3,038,919 Kwh (6 adet terfi merkezi) olup, Sayaçlarımız her yıl düzenli olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Aydem tarafından denetlenmektedir.”

BENZER HABERLER