VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Fethiye Net TV  - fethiyenettv.com

@ Haber Tarihi : 05 Ağustos 2019 16:39:17

0 Yorum

Körfez Kavgasına Saatcı’da Dahil Oldu

Beklenen oldu eski Belediye Başkanı Behçet Saatcı, körfezin kirlenme tartışmalarına suçu Büyükşehir Belediyesi’ne attığı açıklamayla dahil oldu.

Fethiye Körfezinin kirlenmesini görmezden gelerek bugünkü boyuta ulaşmasında hata ve ihmali bulunan yöneticilerin suçu başkasının üzerine atma tartışmaları alevlenmeye başladı. Beklenen oldu eski Belediye Başkanı Behçet Saatcı, körfezin kirlenme tartışmalarına suçu Büyükşehir Belediyesi’ne attığı açıklamayla dahil oldu.

Saatcı açıklamasında Fethiye Arıtma Tesisi, alt yapı ve Fethiye Solar Kurutma Tesisi’yle ilgili, mevcut yöneticilerin ‘beceriksizliklerini örtmek için’ kendisine saldırdıklarını belirterek, Arıtmanın Büyükşehir’e devrine kadar körfezde sorun yaşanmadığını iddia etti. Açıklamasında Büyükşehir Belediyesi’nin rapor yalanlarıyla Fethiye’liyi kandırmaya çalıştığını da iddia eden Saatcı; su parasının ciddi oranda artmasından, solar kurutma tesisinin işletmesinin kendilerine ait olmadığına, büyükşehirin kadrolu yazarları bulunduğuna kadar kadar çeşitli iddialarda bulundu.

Ancak Saatcı’nın 2014 Yılına kadar Limanda sorun yok açıklaması, arşivlere göre gerçeği yansıtmadığı, kirliliğin yıllardır birikerek bugüne geldiği ileri sürülüyor. Zamanın FTSO Başkanı Akif Arıcan tarafından körfezdeki kirlenmenin önüne geçilmemesi taktirde içinden çıkılamaz duruma geleceği yönündeki açıklamaları, İlçemize her gelen Bakandan da körfezin temizliği be kirliliğinin önlenmesi için destek istediği basında da yer almıştı.

Ayrıca Çalış bölgesinde 2012 Yılında yapılan bir toplantıda Murt deresinden zaman zaman arıtılmamış kanalizasyonun salınması nedeniyle temmuz ve ağustos aylarında ciddi koku ve sinek yaptığı iddia edilmişti.

Eski Belediye Başkanı Behçet Saatcı’nıun açıklaması şöyle;

“Saygıdeğer Hemşehrilerim.

Son günlerde Fethiye Körfezimizin içler acısı hali ve bununla birlikte gündeme gelen Fethiye Arıtma Tesisi, alt yapı ve Fethiye Solar Kurutma Tesisi’yle ilgili, mevcut yöneticilerin ‘beceriksizliklerini örtmek için’ tarafıma yaptıkları haksız ithamlardan dolayı, kamuoyunu bilgilendirme zarureti doğmuştur.

Öncelikle şunu belirtelim ki; bütün bu problemlerin ana nedeni, her zaman karşısında durmuş olduğumuz Büyükşehir Yasası’dır. 2014’te devreye giren Büyükşehir Yasası yetki karmaşasına sebebiyet vermiş, ilçe belediyelerini devre dışı bırakmış ve belirsiz bir ortamın oluşmasına çanak tutmuştur. Hep söylediğimiz gibi yasa kötü, yasayı uygulayanlar yasadan da kötü olunca, geldiğimiz nokta ortadadır.

2014 yılında Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen arıtma tesisimizle ilgili olarak;

2014 yılına kadar, 2003 yılında devreye aldığımız uzun baca, biyolojik arıtma tesisimiz, çıkış değerleri açısından, muhalefette bir belediye olmamıza rağmen, her sene ilgili bakanlık tarafından ve bölgemizden sorumlu olan Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından ödüle layık görülen bir tesisken ve bugün yaşamış olduğumuz limanımızla ilgili çevresel sıkıntıların hiç birini yaşamamışken, 2014’ten sonra olup biten becerisizlik ve sorumsuzluğun bize fatura edilmesini şaşkınlıkla karşılıyoruz. Bu konuda Büyükşehir Belediyesi yalan atıyor. Fethiye’li kandırılamaz! Yeni rapor gibi basına servis edilen değerlendirme, 01.12.2015 tarihinde başlayıp, 01.06.2017 tarihinde sona ermiş paydaşları olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Su Yönetim Müdürlüğü, T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Fethiye Liman Başkanlığı, Muğla Valiliği ve Fethiye Belediye Başkanlığı destekleriyle TÜBİTAK tarafından 115Y468 no’lu “Kıyısal Sularda Su Kalitesi Parametresinin İzlenmesi ve Değerlendirmesi” konulu proje sonuçlarıdır. 2 yıl önceki raporla Fethiyeliler’i kandırmazsınız! Şu an gerçekler Fethiye Limanı’na bakınca gözüküyor. Fethiye, Muğla Büyükşehir ve Merkezi yönetim kavgasına kurban edilecek bir şehir değildir. Fethiye sahipsiz de değildir. Kavga edilecekse biran önce bilimin önderliğinde oluşturulacak yetkili kurullar tarafından yol haritasının çizilmesi ve tavizsiz bir şekilde uygulanmasıyla güzel ilçemizi bu çevre sorunundan kurtarabiliriz. Gün suçlu aramak değil, birlikte Fethiye Limanı’nı kurtarma günüdür. 15 gün önce yapılan çalışmaların sonuçları elimizdedir. Kimse masal anlatmasın. Biz neyin ne olduğunu biliyoruz. Milletimiz ve körfezimiz laf değil, çözüm bekliyor. 2014 yılında tonunu 140 kuruşa sattığımız suyu 8 lira 30 kuruşa içmenin karşılığını Fethiye halkı olarak çevresel değerlerimize sahip çıkılarak görmek istiyoruz. 2014 yılında ucube yasayla yetkiler Büyükşehire devrolunca, Alman Kalkınma Bankası’na yaptırdığımız ön fizibilite çalışma raporunu, 1. Dosyayı kaybetmelerine rağmen, iki defa Yavuz Kayı (Muğla Büyükşehir Belediyesi Başkanı Osman Gürün’ün Danışmanı)’ya teslim edilmiştir. Aynı dönemde ilgili dosyalar iktidar partisinin Muğla Milletvekillerine ulaştırılmak üzere ilçe başkanlığına teslim edilmiştir.  Şayet bununla ilgili şimdiye kadar en ufak bir çaba gösterilseydi, limanımız bu hale gelmezdi. Fethiye ekmeğini denizinden kazanıyor. Bırakın bizi Muğla Valiliği Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü, 08/11/2017 tarih ve 11027 sayılı yazısı ile ve 31/08/2018 tarih ve 12007 sayılı yazısı ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na Fethiye Atık Su Artıma Tesisi’nin ikinci etap inşasına başlanması konusunda gerekli uyarı yazıları yazmıştır. Ancak yapılan uyarılara rağmen yaklaşık 6 yıldır kapasitenin üzerinde çalışan tesiste yeterli düzeyde arıtma sağlanmadan, atık sular denize deşarj edilmektedir. Bizim zamanımızda çıkış suyunda balık yetiştirilen tesisin, 5 yıldır sağlıklı çalışıp çalıştırılmadığı da ayrıca bir değerlendirme konusudur. Bu kapsamda çevre kirliliğine neden olduğu tespit edilen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili Muğla Valiliği’nin başlattığı idari süreç devam etmektedir. Açıklamaları Bakanlık yetkilileri tarafından yapılmıştır. İşin özeti budur. Kamuoyuna duyurulur.

Arıtma çamurunu kurutarak, tarımsal kullanıma yönelik, Türkiye’de bir ilk olan Fethiye Solar Kurutma Tesisi’nin “5 Yılda 5 Milyon Zarar” ettiği konusuna gelince;

Fethiye Belediyesi ile Remondis şirketi arasında yapılan anlaşma sonucu Remondis, arazi kullanım bedeli olarak Fethiye Belediyesi’ne her yıl kira öder. Bunun karşılığında solar kurutma tesisin işletmesi Remondis şirketine aittir. Bu tesis istediği kurum ve kuruluştan çamur alıp kurutabilir. Şimdiye kadar bu beceriyi göstermediyse, bu sorumluluk Remondis’e aittir. 2021 yılına kadar işletme hakkı Remondis’te olup, 2021 yılından itibaren Remondis, Solar Kurutma Tesisi’ni özellikle belirtiyoruz, çalışır vaziyete getirerek Fethiye Belediyesi’ne devredecektir. Remondis’le yapılan sözleşmeleri, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bu işlerden sorumlu MUSKİ yöneticileri okudukları zaman göreceklerdir. Bilmeden, anlamadan, duyduklarıyla konuşmak yerine, en azından yetkili arkadaşlarımızdan bilgi alarak işin aslını öğrenebilirlerdi. Biz bu işin neresindeyiz? Anlayamadık!

Satılık kalemlerin, büyükşehirin kadrolu yazarlarının, sincabın hakkını aradığı gibi, Fethiye Limanı’ndaki balıkların hakkını da aramalarını istemek en doğal hakkımızdır.

Talep edildiği takdirde, Fethiyemiz ve Muğlamız için elimizden gelenin yapılacağından kimsenin şüphesi olmasın. Fethiye bizim evladımız. Evladımızın saçının teline zarar gelsin istemeyiz. Ve tekrar hatırlatmak istiyorum; “Seçimle gelenlerin mazeret lüksü yoktur!”

Her konuda ülkemize hakim olan biat kültürünün bizleri getirdiği nokta budur.

Saygılarımla..

Behçet SAATCI”

FTSO Yoğun Çaba Harcamıştı

FTSO tarafından 2012 yılında hazırlanan sorunlar filminde yer alan Körfez kirliliği bölümü için (http://www.fethiyenettv.com/korfez-kirliligi-cadi-avina-dondu)

Fethiye Körfezinin kirlendiği uyarıları yıllardır görmezden gelindi. Fethiye Körfezi can çekişmeye başlayınca etkili ve yetkililer ile turizmciler başta olmak üzere tüm vatandaşların gündemi haline geldi.

STK ve Siyasilerce ütopya olarak görüldü

Zaman zaman gündeme gelen körfezin temizliği konusu, birçok sivil toplum örgütü ve vatandaşlarca ütopya olarak görülmesi nedeniyle bugüne kadar görmezden gelindi.

Üç dönem FTSO Başkanlığı görevinde bulunan Akif Arıcan, son yıllarda Körfez Temizliğini en fazla gündeme getiren Oda başkanı oldu. Zaman zaman görüştüğü bakanlara sundukları istekler arasında hep Fethiye Körfezinin temizliği yer aldı. 1912 Yılında Akif Arıcan Başkanlığındaki FTSO Yönetimince, Fethiye’nin çözülmesi gereken acil sorunlarının yer aldığı film, zamanın Muğla Valisi, milletvekilleri, bakanlıkların İl ve İlçe müdürlerinin bulunduğu toplantıda oynatılarak, çözümü için destek istenmişti.

O dönemde de Körfezin kirlenmesinin önüne geçilmesi, bir an önce temizlenerek Fethiye körfezinde denize girilebilir hale getirilmesi için tüm Fethiye’nin birlikte çalışması gerektiği dile getirilmişti.

Toplantıda Akif Arıcan ve arkadaşlarına hak veren yönetici ve siyasiler, körfezin temizliğini hep geri plana attılar. Nasılsa kısa vadede bir şey olmaz, böyle devam eder görüşü uzun ömürlü olmadı.

O dönemlerde seçim için ilçemize gelen bakanlar da Körfez temizliğini gerçekleştireceklerini dile getirmişti. Ancak seçimden sonra unutulup gitmişti.

Körfez kirliliğinin bir günde, bir yılda olmadığını herkes biliyor. Fethiye Körfezinde yaşanan kirlilik yılların birikimidir. Derelerden gelen alüvyonlar, alüvyonlarla birlikte gelen tarım ilacı kalıntıları. Teknelerden kaynaklanan atıklar. Kanalizasyon olmadığı dönemlerde körfeze akıtılan kanalizasyon, şimdilerde arıtmayı kullanmak istemeyen işletmelerin kaçak olarak körfeze saldığı atıklar, arıtma tesisinden çıkan arıtılmış suyun Murt deresinden körfeze verilmesi gibi çok sayıda etken var.

Fethiye Körfezi’nde yaşanan kirlenme için geçmişte çalışma yapılmaması, şimdi herkesi bir suçlu bulma arayışına yönlendiriyor. Her kesim kendi dışındakini gösterip “Bizim suçumuz yok” demeye çalışıyor. Konu neredeyse cadı avına döndü. Körfezin kirlenmesinin gündeme geldiği günden beri, birçok kesim neredeyse çalı arkasında durup hedef gösterme derdinde.

Bugün Herkesin Sahip Çıktığı Arıtma ve Kanalizasyonun Yapılmasına Neden Olan Rahmetli Eski Belediye Başkanı Özer Olgun; Aynı Proje İçinde Körfezin Temizlenmesini de Hedefliyordu

Eski Belediye Başkanı rahmetli Özer Olgun, Batı Akdeniz Gazetesi için yaptığımız söyleşide, Fethiye Körfezi’ni yaşanacak bu sorundan kurtarmak için 1990’lı yılların başında proje hazırlanmasını sağlamış, finans sorununu da Alman Kalkınma Bankasından alınacak krediyle çözmeyi hedeflediğini söylemişti.

Yabancı ülke kuruluşlarından kredi alınabilmesi için devletin kefil olması, devletin kefil olması içinde Devlet Planlama Teşkilatının Programına alınması gerektiğini dile getiren Özer Olgun, önce ciddi bir emek harcayarak Fethiye Körfezinin temizliğini Devlet Planlama Teşkilatının programına alınmasını,  ardından da Alman Kalkınma Bankasından kredi başvurusunu yapılmasını sağladığını anlatmıştı.

Projeye göre kanalizasyon ve arıtma tesisi ile birlikte Fethiye Körfezi temizlenecek, tüm kıyı boyu, o dönemde yapılan Uğur Mumcu Parkının deniz kenarında olduğu gibi, tekne bağlanır konuma getirilecekti.

Ancak Özer Olgun'un 1994 yılındaki seçimi kaybetmesinin ardından kanalizasyon ve arıtmanın bir an önce yapılması için çalışılarak körfez temizliği askıya alındı.

1994-99 yılları arasında Belediye Başkanlığı yapan Şakir Kandönmez görev süresi boyunca krediyi almak için çalıştı. Ancak kredinin alınıp arıtma tesisi ve kanalizasyonun yapılmasına süre yetmedi. 1999 yılında partisi tarafından aday gösterilmediği için çalışmaları yarım kaldı.

Arıtma tesisi ve Fethiye kanalizasyonun yapımı, Özer Olgun döneminde başlayan projenin devamı olarak alınan krediyle,  1999’da seçilen Behçet Saatcı döneminde tamamlandı.

Ancak hangi dönemde arıtma tesisi, kanalizasyon ve körfez temizliği projesi üzerinde nasıl değişiklikler yapıldığı bilinmiyor.

BENZER HABERLER