VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
FİRMA REHBERİ
İLAN REHBERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Fethiye Net TV  - fethiyenettv.com

@ Haber Tarihi : 05 Temmuz 2019 17:47:20

0 Yorum

Tango; Siyah gecelerin kırmızı rengi

Ekonomik buhranların getirdiği dramın ardından yüz yıllar önce Latin Amerika’da doğan tango, dans ederken yaşanan duygu yoğunluğu ve romantizmiyle yıllardır insanları etkisi altına almaya devam ediyor. Tangonun büyüsü, son yıllarda Fe

Ekonomik buhranların getirdiği dramın ardından yüz yıllar önce Latin Amerika’da doğan tango, dans ederken yaşanan duygu yoğunluğu ve romantizmiyle yıllardır insanları etkisi altına almaya devam ediyor. Tangonun büyüsü, son yıllarda Fethiye’de de ciddi sayıda dans sevenleri etkilemiş durumda.

Dramdan doğan romantizm olarak da adlandırılan Tango, yürüyüş ve dönüş dansı olarak adlandırılsa da, tango yapanlar arasında; ruhu besleyen, kalbi yumuşatan ritme ve duygu geçişine sahip olan romantizmin olmazsa olmazı şeklinde nitelendiriliyor.

En romantik danslardan biri olarak tanımlanan Tango; Uruguay, Arjantin ve Buenos Aires’te geleneksel olarak sergilenirken farklı stilleri ve türleri dünyayı sarmış. Rivayetlere göre; başta göçün getirdiği düş kırıklıkları olmak üzere, ekonomik ve sosyal sorunlar, kötü yola düşen kadınlar, içki kadehlerinde kadın kokularından teselli arayan erkekler derken bir bütün halinde ortaya çıkan tüm sorunlar, hüznü ve düş kırıklıklarını yürekten vurgulayan, aynı zamanda yaşanan olumsuzluklara karşı içten içe bir başkaldırı, kendini bulma isteği ve bir nebze olsun mutluluk arayışını bir araya getiren “Tango müziği ve dansı” nın temellerini ortaya atmıştır.

Tango doğaçlamaya izin veren bir dans. Temel adımlarını öğrendikten sonra tango yapmamanız için herhangi bir sebep olamaz. Kendine has ritmi, duruş şekilleri, figürleri ve kadın ile erkek arasındaki iletişimi bu dansı ayrıcalıklı kılar.

Tangonun da olmazsa olmazlarından biri de, kurallara uymak olarak gösteriliyor. Kendi içinde doğaçlamaya izin veren tango, salonda uyum için toplumsal kurallarını da oluşturmuş. Bu kurallar tango gecelerinin rahat ve iyi geçmesi için yılların oluşturduğu disiplin silsilesi olarak ta görülebiliyor.

Fethiye’de de son yıllarda tango yapan sayısı hızla artıyor. Sosyal yönünü dans ederek geliştirmeye çalışan, kendini tangonun ritmine kaptıranlar, farklı salonlarda her hafta yapılmaya başlanan tango gecelerine katılıyor.

Bu geceleri düzenleyenlerin en önemlilerinden biri de, ünü ülke sınırlarını aşan Ali Kemal - Züleyha Özkan çifti. Üç çocukları olduktan sonra başladıkları tangoyu yaşam biçimleri haline getiren Ali Kemal- Züleyha Özkan çifti; Çin’den Romanya’ya, Ukrayna’dan Portekiz’e kadar olan bir çok ülkeden davet alarak tango gecelerine katılıyor. Marmaris’te yaşayan Ali Kemal- Züleyha Özkan çifti, her hafta Datça, Marmaris, Muğla ve Fethiye’de tango öğrenmek isteyenlere ders veriyor.

Ali Kemal- Züleyha Özkan çifti ile tango dansını konuştuk.

“Tango Yaşam Biçimimize Dönüştü”

Fethiyenettv-Tango sizin için ne ifade ediyor?

Ali Kemal Özkan- Tango benim için bir hayat tarzı. 20 Yıldır bu işin içindeyim. Hayatımı tangoya göre şekillendiriyorum. Tango nedir derseniz büyük bir kültürdür. 200 Yılıdır süregelen bir kültürden bahsediyoruz. Dolayısıyla insanlar tango dansını yaparak bu kültüre dahil oluyorlar, bu kültürü yaşamak istiyorlar. Biz de elimizden geldiğince yaşıyoruz, öğrencilerimize yaşatıyoruz.

-Nasıl başladınız, nasıl gelişti, şimdi tango konusunda neler yapıyorsunuz?

Ali Kemal Özkan- 20 Yıl önce Latin danslarıyla başladım. Aynı hocadan yaklaşık 14 dans öğrendim. Sonra tango başladı ve şimdi bizim yaşam biçimimiz haline geldi.

Tango konusunda hem yurtiçi hem de yurt dışında birçok buluşmaya, toplantı ve gösterilere katılıyoruz. Yıl boyu yoğun bir programımız var. Yılda 10- 12 ülkeye eğitim vermek, müzik ve dansımızı paylaşmak için davet ediliyoruz. Gücümüz yettiğince, yetişebildiğimiz kadarına cevap vermeye çalışıyoruz. Marmaris merkezde yaşıyoruz. Haftanın 4 günü pazartesiden perşembeye sırasıyla Datça, Fethiye, Marmaris ve Muğla’da bir çalışma programımız var. Hafta sonları da yurtiçindeki büyük organizasyonlar ile davet aldığımızda yurtdışına çıkıyoruz. Elimizden geldiğince buradaki programımızı aksatmamaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz ay Romanya’da bir seminer vardı. 10 Gün Romanya’da kaldık ve yoğun bir eğitim programı uyguladık. Bu tarz çalışmalar dışında buradaki programı aksatmıyoruz.

-Gösteri için nerelere gidiyorsunuz, davet mi alıyorsunuz biz de gelelim mi diyorsunuz?

Ali Kemal Özkan- Davet ediliyoruz, gerek tanıyanlar gerek se bir şekilde duyanlar, sosyal medya üzerinden de iletişime geçiyorlar. En son geçen ocak ayında Portekiz’in başkenti Porto’ya gittik. Sosyal medya üzerinden tanıştığımız bir şahsın iletişime geçip davet etti. “Biz maraton yapacağız, sizin de DJ olarak methinizi duyduk. Bizim maratonda da çalar mısınız dedi. Kabul ettik. Ocak ayında bir hafta sonu Porto’da dans edip geldik. Bu tür teklifler geliyor.

-İnsanlar tangoda olduğu gibi birçok dansın rüzgarına kapılıp gidebiliyor, tangonun diğer dans türlerinden farkı nedir?

Ali Kemal Özkan- Tangonun en büyük farkı yaratıcılığa izin veriyor. Diğer dans türlerinde size bir çerçeve çizilir, o çerçeve içinde kaldığınız sürece o dansı yapmış oluyorsunuz, dışına çıktığınızda o dans olmuyor. Çizilmiş bir rotayı uyguluyorsunuz, yorum şansınız yok. Tango ise tamamen yorum üzerine kurulu. Ezberleyerek yapılmıyor. Eşimle bazen gösterilere gidiyoruz, hiç birine hazırlık yapmıyoruz. Kendi adıma konuşursam ben her gün aynı ben değilim. Her gün farklı bir duygu haliyle güne başlıyoruz hatta bu duygu halleri saatler içinde değişebiliyor. O nedenle gösteri yapacağımız zaman olabildiğince hangi şarkıyla başlayacağımıza geç karar veriyoruz. O anki duygu halini yansıtabileceğimiz bir şarkıyla gösteriye başlıyoruz. Tango yaşadığınız o anki iç dünyanızı dışarı vurabilmenize imkanı veren bir dans. Bu özellik başka bir dans türünde yok diyebilirim.

-Tangoyu eşinizle birlikte yapmanızın avantajları nedir?

Ali Kemal Özkan- Kadın ve erkeğin dünyaya bakışları çok farklı. Evlilikte, belirli bir zaman geçtikten sonra kadın ve erkeğin farklı bir bakışının olduğu ortaya çıkıyor. Televizyonda izlediği programlardan dışarıya çıkıldığında gidilen yerlerin çok farklı olduğu görülüyor. Tangonun bize kattığı en önemli olay, birlikte yapabildiğimiz, ömür boyu birlikte yapabileceğimiz bir hobi. Ben kahvede ya da farklı bir yerde eşimden ayrı oturmak yerine, tango yaptığımız için eşimle kaliteli zaman geçiriyorum, dünyayı geziyoruz. 

-Tango öğrenmek kolay mıdır, Ne kadar sürede öğrenilir gibi kalıplaşmış soruların yanında tango öğrenmek isteyenlere, merak edenlere neler söylersiniz?

Ali Kemal Özkan- Tangoya yeni başlayacak kişilere tavsiyem işin ehli insanlardan ders almaya başlasınlar. Doğru bir eğitimle başlanırsa, zor bir dans değil. Her şeyin bir abc’sinin olduğu gibi tangonun da bir abc’si var. Sayılarla rakamlarla işimiz yok. Tango bir dildir. O dili kullanma yetisini geliştirmek gerekiyor. İki insan konuşmadan anlaşabiliyor. Bu dili en iyi aktarabilen kişilerle başladığınız zaman dünyanın neresine giderseniz gidin insanlarla iletişime geçebilirsiniz. Tango bir beden dilidir. Bunu bilinçli ya da bilinçsiz zaten kullanıyoruz. Bunu doğru şekilde öğrenmeye yönlendiriyoruz. Biz tango dilini öğretiyoruz, ne anlatacağınıza karışmıyoruz diyoruz. Tango bir dil ise isteyen şiir yazıyor, isteyen roman, isteyende hikaye azıyor. Tango dilini doğru ve iyi bir şekilde öğrenen kişiler çok güzel gösteri sergileyebilir.

-Fethiye’de tango dansının yaygınlığı ne durumda, tangonun gelişmesi için neler yapıyorsunuz?

Ali Kemal Özkan- Fethiye’ye düzenli olarak 5 yıldır gelip gidiyoruz. Fethiye’de güzel elit bir grubumuz var. 5 Yıldır devam eden arkadaşlar var. Ancak 5 yıldır ders almıyorlar tabi. Bu işin sonu ve yaşı yok. Yeni katılımlar oluyor. Tabi bu insanların dans hakkında ne aradığıyla da alakalı bir durum. Bazı öğrencilerimiz yurt dışına da gidip geliyorlar. Birlikte saygın etkinliklere katılıyoruz. Hatta tangonun anavatanı Arjantin’e giden öğrencilerimiz oldu. Mutlu döndüler; “Hocam tango öğrenmeye çok doğru bir yerde başlamışım. Dansımla ilgili çok güzel övgüler aldım. Hocamın bir Türk olduğuna inandıramadım” diyenler oldu. Elimizden geldiğinde dünya standartlarında anlatmaya çalışıyoruz. Dünya çapında maestro diyebileceğimiz arkadaşlarımız var, biz de kendimizi sürekli güncelliyoruz.

-Tango eğiticisi olmanın kriterleri var mıdır, yoksa tango bilen herkes eğitici olabilir mi?

Ali Kemal Özkan- Yasalara göre belgesiz iş yapılamıyor. Bu işi yapmak için de yeterlilik belgeniz olması gerekiyor. Yeterlilik belgesi ülkemizde iki ayrı kanaldan veriliyor; Milli Eğitim Bakanlığı ile Dans Sporları Federasyonu. Her hangi birinden belge almak gerekiyor.

Benim antrenörlük belgem var. Eşimle birlikte bir dönem hakemlik yaptık. Hakemliği büyükşehirde yaşarken yapmıştık, büyükşehirden uzaklaşınca ulaşım zorlaştı ve şimdi hakemlik yapmıyoruz. İşin bir yönü daha var, bu işi profesyonel olarak yapıyorsanız, bir gelir elde ediyorsunuz. Para kazanma söz konusu oluyor. Algısı vergisi oluyor. O anlamda merak edilebilir. Maliyeye kayıtlıyız. Biz tüm öğrencilerimiz için faturamızı kesiyoruz, vergimizi de ödüyoruz.   

“Tango Eşler Arasında İlişkiyi Taze Tutuyor”

Tangoya nasıl başladınız?

Züleyha Özkan- Tangoya evlendikten sonra üç çocuğumuz varken başladık. Teklif Ali Kemal hocadan geldi. Tangoyu gördüm çok beğendim, öğreneceğim dedi. Neden olmasın bana da öğretirsen tabi ki olur dedim. Yaklaşık 20 yıldır beraber dans ediyoruz. Dans bizim hayat tarzımızı oluşturuyor.

20 Yıldır da birlikte dans ediyoruz. Tangoya zaman ayıramıyorum, her şeye yetişemiyorum diyenlere de örnek olsun. En büyük çocuğumuzu bu sene evlendirdik. Üniversiteyi bitirdi. Diğer ikisinden biri üniversitede okuyor, biri hazırlanıyor.

-Üç çocuktan sonra tango yapmak zor olmadı mı?

Züleyha Özkan-  Tangoya başladığımızda çocuklar biraz büyümüştü ve keyifli oldu. Çocukları bırakabileceğimiz babaanne anneanne olduğu için de, bir yerlere giderken de içimiz rahat oldu.  Daha enerjik oldum. Arkadaşlarım hayrola ne oldu size daha da gençleştiniz diyorlardı.

Şimdi geri dönüp baktığımda keşke daha gençken öğrenseydim diye düşünüyorum. Tangoya başladığımda 27 yaşındaydım. 17 yaşında başlasam daha farklı bir bakış olurdu diye düşünüyorum. Ama tango yapmak için hiçbir yaş dönemi geç değildir.  

-Tango evliliğinizi nasıl etkiledi?

Züleyha Özkan- Biz 29 yıllık evliyiz, her tango yaptığımızda eşime yeniden aşık oluyorum. Tango çiftler arasında ilişkiyi taze tutuyor.

BENZER HABERLER